İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ve İsrail tarafından hedef alınan Tahran'daki Pasteur Enstitüsü saldırısına sert tepki gösterdi. Kendisi de bir doktor olan Pezeşkiyan, tıp araştırma merkezlerinin vurulmasının "bariz bir insanlık suçu" olduğunu vurgulayarak uluslararası sağlık kuruluşlarını harekete geçmeye çağırdı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’dan dünyaya acil çağrı: Bu bir insanlık suçudur

Tahran’da stratejik noktaların yanı sıra sağlık ve araştırma merkezlerinin de ateş hattında kalması, İran yönetimini ayağa kaldırdı. ABD merkezli sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yapan Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, doğrudan sağlık camiasına ve uluslararası yardım kuruluşlarına seslendi. Özellikle tıp dünyasında saygın bir yere sahip olan Pasteur Enstitüsü’nün hedef alınmasını "kabul edilemez" olarak nitelendiren Pezeşkiyan, saldırıların tıp etiğine ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu savundu.

"Hastaneye Saldırı Ne Mesaj Veriyor?"
Pezeşkiyan, paylaşımında saldırıların sivil ve tıbbi altyapıyı hedef almasını sorgulayarak şu soruyu yöneltti: "Hastanelere, ilaç şirketlerine ve bir tıp araştırma merkezi olan Pasteur Enstitüsü'ne yapılan saldırı ne mesaj veriyor?" Bu tür merkezlerin vurulmasının sadece İran’a değil, insanlığın ortak sağlık mirasına yapılmış bir suikast olduğunu belirten İranlı lider, hedeflerin seçilme biçimindeki "mesaja" dikkat çekti.

Sağlık Örgütlerine "Harekete Geçin" Talimatı
Kendi mesleki kimliğini de hatırlatarak dünyaya seslenen Pezeşkiyan, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:

"Bir doktor olarak; Dünya Sağlık Örgütü'nü (DSÖ), Kızılhaç'ı, Sınır Tanımayan Doktorlar'ı ve dünyadaki tüm doktorları bu bariz insanlık suçuna karşı harekete geçmeye çağırıyorum."

Pasteur Enstitüsü Neden Hedefte?
Tahran'daki Pasteur Enstitüsü, bölgenin en köklü aşı ve serum üretim merkezlerinden biri olmasının yanı sıra, stratejik tıp araştırmalarının da kalbi konumunda. Uzmanlar, bu tür bir merkezin vurulmasının ülkenin sağlık güvenliğine indirilmiş ağır bir darbe olduğu görüşünde birleşiyor.

Saldırıların ardından bölgede insani yardım koridorları ve sağlık hizmetlerinin aksamaması için yoğun bir mesai harcanırken, uluslararası kuruluşların bu çağrıya nasıl bir yanıt vereceği merak konusu. Tahran’da sular durulmazken, gözler şimdi Cenevre ve New York’tan gelecek resmi açıklamalarda.
OGÜNhaber