JPMorgan Chase CEO'su Jamie Dimon, yayımladığı yıllık hissedar mektubunda küresel ekonomiyi bekleyen risklere dair önemli uyarılarda bulundu. Dimon, jeopolitik belirsizlikler, sarsılan ekonomi ve yapay zekanın devrimsel etkileriyle mücadele eden bankasının rotasını çizerken, Amerikan ideallerine geniş çaplı bir bağlılık çağrısı yaptı.
CNBC'nin haberine göreDimon, ABD’nin 250. kuruluş yıl dönümüne atıfta bulunarak, bu dönemi "bizi biz yapan özgürlük, hürriyet ve fırsat değerlerine kendimizi yeniden adamak için mükemmel bir zaman" olarak tanımladı.
Küresel krizlerin zirvesi: İran ve Ukrayna
Dimon, karşı karşıya kalınan zorlukların büyüklüğüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Karşılaştığımız zorluklar oldukça önemli. Liste uzun ancak en başında Ukrayna’da devam eden korkunç savaş ve şiddet, İran’daki mevcut savaş, Orta Doğu’daki geniş çaplı çatışmalar, terör faaliyetleri ve özellikle Çin ile büyüyen jeopolitik gerilimler yer alıyor.
Bu sıkıntılı zamanlarda bile, Amerika’nın her zaman yaptığını yapacağına; ulusumuzu tanımlayan ve özgür dünyanın liderliğini sürdürmemizi sağlayan değerlere yöneleceğine güvenimiz tamdır."
Bankacılık düzenlemelerine eleştiri
Dünyanın piyasa değeri bakımından en büyük bankasının lideri olan Dimon, mektubunda küresel çatışmaların yanı sıra kalıcı enflasyon, özel piyasalardaki karışıklık ve "kötü bankacılık düzenlemeleri" gibi rüzgarların altını çizdi.
2008 krizinden sonra getirilen düzenlemelerin bazı iyi sonuçlar doğurduğunu kabul eden Dimon, buna rağmen sistemin hantal, parçalı ve aşırı kurallarla dolu hale geldiğini savundu.
Özellikle "Basel 3 Endgame" ve küresel sistemik öneme sahip bankalara (GSIB) yönelik sermaye yükümlülüklerini eleştiren Dimon, bu kuralların bankayı (JP Morgan) benzer krediler için GSIB olmayan bankalara göre %50 daha fazla sermaye tutmaya zorladığını belirtti.
Dimon, bu durum için şu ifadeyi kullandı: "Açıkçası bu doğru değil ve Amerikan karşıtıdır."
'Savaş belirsizlikler alanıdır'
Jeopolitik gerilimleri bankası için "birincil risk" olarak tanımlayan Dimon, Ukrayna ve İran’daki savaşların emtia ve küresel piyasalar üzerindeki etkilerini "belirsizlikler alanı" olarak niteledi:
"Mevcut jeopolitik olayların sonucu, gelecekteki küresel ekonomik düzenin nasıl gelişeceği konusunda belirleyici faktör olabilir. Öte yandan, olmayabilir de."
Dimon ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci döneminde temel politika haline getirdiği gümrük vergilerinin (tarifeler) ekonomik ilişkileri yeniden şekillendirdiğine değindi.
Ticaret savaşlarının bitmediğini vurgulayan CEO, ulusal güvenlik ve dayanıklılık için bazı düzenlemelerin gerekli olduğunu ancak uzun vadeli etkileri kestirmenin zor olduğunu belirtti.
Piyasalarda şeffaflık alarmı
Özel kredi fonlarında, özellikle yazılım şirketlerine verilen kredilerle ilgili endişelerden kaynaklanan devasa geri çekme taleplerine de değinen Dimon, şunları söyledi:
"Genel olarak özel kredilerde yüksek şeffaflık veya titiz değerleme yöntemleri bulunmuyor. Bu durum, gerçekleşen zarar değişmese bile, ortamın kötüleşeceğini düşünen insanların satış yapma olasılığını artırıyor."
'Yapay zeka balon değil'
Yapay zekanın benimsenme hızının daha önceki hiçbir teknolojiye benzemediğini belirten Dimon, bu sürecin "dönüştürücü" olacağını fakat nihai sonuçların henüz belirsiz olduğunu şu sözlerle ifade etti:
"Yapay zekaya yapılan yatırım spekülatif bir balon değildir; aksine önemli faydalar sağlayacaktır. Bu aşamada sektördeki kazananları ve kaybedenleri tahmin edemeyiz."
Başını kuma gömmeyeceklerini ve yapay zekayı müşterileri ile çalışanları için en iyi şekilde kullanacaklarını belirten Dimon, bu büyük teknolojik dönüşümün toplum üzerinde derin etkiler yaratacak "ikinci ve üçüncü derece" sonuçlarının da yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı.
Oksijen'in notu: Basel 3 Endgame, bankacılık dünyasının "kutsal kitabı" sayılan Basel kurallarının final aşamasıdır.
2008 küresel finans krizinden sonra bankaların bir daha batmaması için hazırlanan Basel 3 standartlarının, uygulamadaki eksikleri gidermek üzere güncellenmiş son halidir.