Trump’tan İran’a:
“Göstericileri öldürürseniz onları kurtarmaya geliriz!”
İran’dan Trump’a:
“Biz de sizin üslerinizi vururuz!”
Trump gibi birinden hümanistik sözler duymak,
İran’dan ise mavradan başka bir şey duymamak…
Komik, çok komik…
Yaşasın düşman görünümlü kardeşlik…
Al birini vur ötekine…
**********
MHP’li Feti Yıldız:
“SDG’ye verilen süre doldu…”
Galiba,
Feti Yıldız kendisini ABD Başkan Yardımcısı Vence,
Bahçeli’yi de Başkan Trump sanıyor.
Uyan muhterem uyan!
Adın Mülayim Bekir, sert olsan kaç yazar ki…
Ama boşver; yağmasan da gürle,
Nasılsa gürültü ile gürlemeyi ayırt edemeyen bir halk kesimi hala var…
***************
Cumhurbaşkanımız Erdoğan:
“Düşünebiliyor musunuz, konteyner göndermek istiyoruz, müsaade etmiyor. Onun müsaadesi gerekiyor, müsaade etmediği için gönderemiyoruz.
Netanyahu denilen bu firavunun yaptıkları yanına kâr kalmayacak.
Çünkü 7'den 70'e çok mazlumun ahını aldı.
Bu yavruların ahı, onun yanına kâr kalmaz. Bizler elimizden geleni yapıyoruz.”
Bu sözler nedir?
Bir tespit ve bir temenni…
Tespit bir ikrar ve acziyet izharı…
Temenni hep vardı ve hala var ama ne hikmetse Ebabil Kuşları bir türlü gelmedi…
Neden acaba?
Tanrı mı çok meşgul yoksa Tanrı’dan dileyenler Tanrı nezdinde az mı makbul?
Gerçekten öyle değil mi:
“Câni geziyor dipdiri... Can vermede mâsûm
Suç başkasınındır da niçin başkası mahkûm?”
Sizce de,
Bu işte bir terslik yok mu?
Eğer varsa,
-Ki öyle görünüyor-
Tanrı’nın adaletinde terslik… Haşa…
O halde
Adalet dileyen bizlerde bir hata var demek olmuyor mu bu?
**************
İktidara yakın medya öyle komik öyle komik ki…
Türkiye yönetimiyle arası bozuk ülke otoriterlerine isyan eden ahalilere özgürlük ve demokrasi talepçileri diyor, Türkiye yönetimiyle arası iyi olan ülke otoriterlerine isyan eden ahalileri fitne çıkartmakla, dış güçlerin oyununa gelmekle itham ediyor.
Mısır halkı Sisi’ye isyan etse desteğimiz halktan yana, Venezula halkı Maduro’ya isyan etse desteğimiz Maduro’ya…
Fransa’da sokaklar karışınca mangal keyfi yap, Macaristan halkı Orban’a ayaklansa tüm halkı dış güç işbirlikçisi yap…
Bu ne yaman çelişki anne…
Bir de,
İran’daki dedenin yediği koruktan neden bizim dişimiz kamaşsın ki?
Biz çiğ yemiyoruz ki karnımız ağrısın; öyle değil mi?
Ekonomimiz tıkırında, adaletimiz Ömer’in Adaleti kıvamında, Kurtla kuzu yanyana yayılmakta, yöneticilerimiz Ömer Bin Abdulaziz tadında, halkımızın bir eli balda bir eli yağda…
Bu arada,
İktidar medyasına çok acıyorum doğrusu…
İçlerinde,
Trump’a söyleyecek bir araba dolusu söz biriktirmişken,
Sayın Cumhurbaşkanımızın duruş ve tutumuna muhalif ve mugayir düşmemek için yutkunmak ve gerisin geriye yutmak zorunda kalmaları yok mu; içler acısı doğrusu…
Prangalı düşünsellik… Zor olsa gerek…
Kendi sözümden kaçak,
Suya sabuna dokunamamak,
Fellik fellik köşe bucak…
Boşver,
Gol atmak neyimize; candır topu taca atmak…
Çantamız dolu keklik,
Tam bir düşünsel kellik…
**********
Trump, Venezuela’ya saldırdı…
Ne olacak şimdi?
Sözüm ona, Trump da dostumuz Maduro da dostumuz…
Acaba,
Kime kızacağız kime susacağız?
Galiba,
Şöyle ağzımız dolu dolu “Katil Amerika! Devlet terörü estiren Trump!” diyemeyecek; yine yutkunacak ve armudun sapı asmanın çöpü diplomasisi yapmaya devam edeceğiz…
Diğer yandan,
Bence, bu Trump Putin’i çok kıskanıyor.
Adeta,
Sen, arka bahçem diyerek Ukrayna’ya saldırırsın da ben hiç durur muyum dedi ve arka bahçem diyerek Venezuela’ya saldırdı…
Ama,
Trump fark yaratacak ve yarın-birgün diyecek ki:
“Ey Putin!
Sen dört senedir bir Zelenski’yi halledemedin. Hatta benim yardımıma bile muhtaç oldun.
Ama ben 4-5 ay içinde Maduro’nun işini bitirip Venezuela’ya barış ve demokrasi götürdüm…”
Tüm bunlar olurken,
Sadece Türk medyası değil bütün dünya medyasında,
Uluslararası hukuk/devletler hukuku vb. gibi laflar işitmek bana çok komik geliyor.
Bu yaklaşım,
Don Corleone’ye, diğer beş büyük mafya ailesini yok etmenin ne kadar kanuna aykırı olduğunu söylemekten farklı bir şey değil…
Temel amacı insanlık dramı yaşatmak olan birilerine “dünyaya insanlık dramı yaşatıyorsunuz” demek kadar beyhude bir yaklaşım…
Venezula’nın açıklamalarına bakar mısınız:
“Amerikan saldırganlığını reddediyoruz…”
Sanki,
Trump, komşuya çat-kapı çay ziyaretine gitmiş ve komşu da, “keşke haber verseydiniz; bu davetsiz misafirliği kabul etmiyoruz” dercesine…
Yaw adam resmen/alenen/bağıra bağırta çöküyor sana çöküyor; sen kalkmış hala “reddediyoruz” gibi nezaket jargonu kullanıyorsun!
Ama,
Sevgili Maduro!
Bu hayat böyledir…
Nurcuların tabiriyle; Kader-i İlahi cezayı hakeden birini başka bir zalim eliyle cezalandırır.
Anadolu tabiriyle ise; Dinsizin hakkında imasız gelir…
Bunu dedim ya; aklınıza şu gelebilir:
“Madem öyle; o Kader-i İlahi, zalim “Firavun Netenyahu”ya neden daha zalim birini gönderip cezalandırmıyor?
Bari “Allah, her Firavun’a bir Musa gönderir” mucibince bir Musa gönderseydi…”
Bunu bana sormayın,
Ben bilemem…
Ama,
Ona bakarsanız Netenyahu da kedisinin bir Musa olduğunu söylüyor.
Kader-i İlahi’nin mutlak sahibine asıl bunu sorun bence…