Birileri "Amerika düşüşte artık gelecek Çin'de" mi diyordu?

Birileri "Amerika düşüşte artık gelecek Çin'de" mi diyordu?

Türkiye’nin Avrasyacıları/Rusyacıları/Çincileri…
Işık doğudan gelircileri…
Ne oldu?
Adam açık açık ve aleni şekilde gitti/girdi ve Venezuela’ya çöktü.
Bununla da kalmadı; devlet başkanını karga-tulumba enseledi ve New York’a getirdi.
Suçu da kendi yarattı, suçluyu da kendi belirledi. Hiçbir hak-hukuk ve uluslararası kurala sığmaz bir şekilde saldırdı ve istediğini aldı.

Ne diyor Trump?
“Venezuela’yı biz yöneteceğiz/çıkmayacağız/orada kalıcıyız. Petrolü biz kontrol edeceğiz. Artık bizim dediğimiz olacak…”
Hadi buyurun; yükselen güç dediğiniz Çin ve Rusya, Trump’ı durdursun da görelim bakalım!

Ben sadece ve sadece küresel gerçekliği/realiteyi ve Amerikan gücünün hala küresel başat güç olduğunu söyledikçe Amerikancı/Amerikan sever veya Amerikan hayranıymışım gibi eleştirildim.
Hem de üstüne basa basa “Ben sadece okuma yapıyor ve yorumluyorum. Yoksa Amerika’nın doğru yaptığını söylemiyorum” diye defalarca söylememe rağmen…
Bir Amerikan filmi çeker gibi adam resmen çöktü ve dünyanın gıkı bile çıkamadı, çıkmıyor.
Hadi Avrupa ve gelişmekte olan ülkeleri anladık; peki, en büyük güç dediğiniz Çin/Şanghay Beşlisinin kurucusu dediğiniz Çin ve Rusya/Türkiye’nin eksenini çevirmeye çalıştığınız ve hatta vatandaşlarına vizeleri kaldırdığımız büyük Çin ne yapıyor/neden bir şey yapamıyor veya buyursun “Ey Amerika! O kadar da uzun boylu değil yani! Girdiğin gibi çıkacaksın Venezuela’dan” desin de görelim!
Üstelik Venezuela Çin için herhangi bir ülke de değil.
Çin, günlük ortalama 450 bin varil petrol alıyor. Bu miktar Venezuela’nın toplam istihsalinin yüzde 60’ı…
Hadi bunları yapmadı; o halde “Sen Venezuela’yı alarak benim sakalımı kestin ama ben de Tayvan’ı alarak senin kolunu keseyim de gör” diyebilsin/yapabilsin; biz de tükürdüğümüzü yalayıp “yanılmışız/Çin gerçekten büyük güçmüş” diyelim ve nedamet gösterelim!

Daha durun siz;
Yarın-öbür gün Küba da düşecek…
Çünkü Venezuela’yı alarak Küba’nın kan damarlarını kesmiş oldu. Kısa zaman içinde Küba’da yaşanacak akaryakıt kuyruklarına bakın siz.
Sonrası ise ayaklanan Kübalılar ve imdada yetişen Amerika.
Bu kadar da değil;
Güneyden yukarıya Meksika sınırına kadar olan Panama/Kosta Rika/Nikaragua/Honduras/El-Salvador…
Hepsini sıraya dizecek ve bir nevi Pax Americana’yı realize edecek.

Peki, kıta Amerikası harici coğrafyalarda?
Oralarda şimdilik taşeronu ve aynı zamanda iş ortağı İsrail iyi çalışıyor. Bir süre daha veya acil bir ihtiyaç hasıl olana dek arka planda işi götürmeye devam edecek.
Önceki yazımda İran’la ilgili ne demiştim; “Trump, İran’da rejimi değiştirmek değil İran’a çökmek istiyor…”
Venezuela örneğinin farklı bir boyutunu da bölgesel özellikler dikkate alınarak İran’da uygulayacak. Bugün-yarın, bunu hep birlikte göreceğiz.
Keza Suriye ve hakeza Gazze…

Kim engel olacak buna?
Birleşmiş Milletler mi/Rusya mı/Çin mi? Kim?
Tabi ki hiç kimse… Trump Amerikası, Güç ve Akıl Sahiplerinin işaret ettiği her atraksiyonu/saldırıyı/küresel illegaliteyi adım adım ifa edecek. Ta ki, onlar “buraya kadar/işlem tamamdır” diyene kadar…

Arkadaşlar!
Tarihin kırılma anları vardır.
Bugün de o anlardan birini yaşadık ve yaşıyoruz.
Venezuela örneği bu kırılmanın nirengi/başlangıç noktası oldu.
Hani Amerikalılar 11 Eylül için “hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyorlar ya; bugünden sonra da küresel sistemde hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Bundan sonra artık Yeni Küresel Nizam tesis edilene dek, her şey mubahtır/her yol caizdir ve hatta yol-yöntem konusunda Amerika’nın yaptığı ve dediği uluslararası hukukun ta kendisi gibidir.
Bu doğru mu veya Amerika’nın buna hakkı var mı?
Allah aşkına insanı güldürmeyin!
Amerika’ya göre/Güç ve Akıl Sahiplerine göre doğru olan, dünyanın geri kalanına göre yanlış olsa kaç yazar!
Kim ne diyebilir veya kim ne diyebildi ve diyebiliyor!
Bundan sonra hiçbir ülke/devlet/devlet adamı veya ülke kaynakları güvende değil.
Adeta yeniden bir paylaşım ve üstelik Amerika’nın istediği veya uygun gördüğü gibi bir paylaşım devri başladı.
Yok efendim; bağımsız bir ülkeymiş,
Vay efendim; uluslararası hukukmuş,
Ama efendim; bu tutum diplomasiye aykırıymış…
Bunlar artık sadece hoş bir nostalji/uluslararası siyaset kitaplarında yazan klişeler/retorikler…

Sonuç:

Çok büyük ekonomiye sahip olmak veya ekonomik büyük güç olmak çok önemlidir. Ama büyük güç/küresel birincil güç olmak demek değildir.
Çin büyük bir ülke/büyük bir ekonomi ve hatta en büyük ekonomi ama Amerika, Çin’in bile müdahale edemeyeceği ölçekte hegemonik bir güç.
Galiba unutulmaya başlanmıştı ki “Nerede kalmıştık” diyerek yeniden sahne almaya başladı Amerikan gücü…
Vakti zamanında demiştim ki:
“Amerika sadece bir devlet/sadece büyük bir ekonomi/sadece doların sahibi bir ülke değil; aynı zamanda, bir kültürdür”
Bunu derken de aslında tam da işte Venezuela’ya çöken ve itirazı olan varsa hodri meydan diyen bu Amerika’ya işaret etmiştim…

Bir sonraki yazıda Amerika-İsrail ortaklığının Somaliland işbirliğinin arka planını anlatacağım. İşte o zaman ne kastettiğimi çok daha iyi anlayacaksınız!



Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.

Yasal Uyarı : Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.

Yorum Yazın
islami sohbet
dini chat sohbet odaları