Çin’de bazı akademik çevreler ve medya yorumcuları, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yapılan yorumlarda, Trump döneminde ABD’nin İsrail’e verdiği güçlü destek ele alınarak, Washington’un karar alma süreçlerinde İsrail’in etkisinin yüksek olduğu öne sürüldü.
Söz konusu değerlendirmelerde, özellikle Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınması ve İsrail yanlısı politikaların hız kazanması örnek gösterildi. Bu adımların, ABD’nin geleneksel dış politika dengelerinden uzaklaştığı yönünde tartışmalara yol açtığı ifade edildi.
Ancak uzmanlar, bu tür yorumların siyasi analiz ve yorum niteliği taşıdığını vurguluyor. ABD yönetimleri tarafından alınan kararların çok sayıda iç ve dış faktöre dayandığı, tek bir ülkenin “tam kontrol” sağladığı yönündeki iddiaların diplomatik açıdan kesinlik içermediği belirtiliyor.
ABD’li yetkililer ise geçmişte benzer eleştirilere karşı, ülkenin dış politikasının Amerikan çıkarları doğrultusunda belirlendiğini ve bağımsız karar mekanizmalarına sahip olduğunu savunmuştu.
Analistler, Çin-ABD ilişkilerinde yaşanan rekabetin, bu tür açıklamaların sertleşmesinde etkili olabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre karşılıklı söylemler, iki ülke arasındaki siyasi ve stratejik gerilimin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
