01:01 Arap basını Kante transferinin perde arkasını yazdı
00:43 Epstein adası nerede? Epstein adasına giden ünlüler kimler?
00:37 Trump: 'Epstein bana komplo kurdu'
00:29 Kasımpaşa kulübü satıldı: Yeni sahibi Kazancı Holding oldu
00:26 Suriye, petrol ve gaz araması için ABD ve Katar merkezli iki şirketle anlaştı
00:20 Türkiye’de bir avukata 430 kişi düşüyor: Sayılarla büyüyen hukuk eğitiminde kalite tartışması
23:41 Trump: Hamaney çok endişelenmeli
22:46 Suriye Cumhurbaşkanı Şara, Tom Barrack'la bir araya geldi
16:04 Yapay zekanın görünmeyen bedeli: Su krizi ve sürdürülebilirlik ikilemi
16:01 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bölgede barıştan yanayız
15:58 2025'te her gün ortalama 330 esnaf kapısına kilit vurdu
15:56 Buzulların altında saklanan 34 milyon yıllık 'Kayıp Dünya' keşfedildi
15:54 Rapor: Çatışmalarda son 18 ayda 100 bin sivil öldürüldü
15:51 Eski Yunanistan Maliye Bakanı Varoufakis: Kapitalizm çoktan sona erdi ve bunun farkında bile değiliz
15:50 FETÖ'nün avukatlığını yapan Weingarten, Epstein'in de avukatı çıktı
15:48 Epstein tsunamisi Almanya'ya uzandı: Deutsche Bank, Merkel ve AfD listede
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'dan 3 Aralık Dünya Engelliler Günü Mesajı
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Dünya Engelliler Günü'nde sosyal medya üzerinden işaret diliyle bir video paylaştı.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Dünya Engelliler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Erbaş mesajında, “Yüce dinimiz İslam’a göre insanı değerli ve önemli kılan, onun insana, hayata ve varlığa bakışıdır. Zira insan, ırkını, rengini, coğrafyasını ve fiziksel özelliklerini seçme imkânına sahip değildir. Dolayısıyla genetik nedenler, hastalıklar, çevresel faktörler, doğal afetler, savaşlar, kazalar gibi çok farklı nedenlerle ve çoğunlukla kişinin iradesi dışında gerçekleşen engellilik, insanın değerini asla eksiltmez. Nitekim Yüce Rabbimiz, Hucurat Suresi 13. ayetinde insanlar için en temel değer ölçüsünün 'takva' olduğunu beyan etmiştir. Takva, kulun Rabbine derin bağlılığını, çevresine karşı duyarlılığını ve sorumluluk bilincini ifade eder. Takvanın beşeri ilişkilere ve hayata yansıyan yönü ise başkalarının iyiliğini isteyebilmek ve bunun için çalışmaktır. İnsana insan olduğu için değer vermektir. Bu sebeple herkesin -her an kendisinin de engelli olabileceğinin idrakinde olarak- engellilere karşı duyarlılık ve sorumluluk bilinciyle davranması, insan olmanın en tabii gereğidir. Bilinmelidir ki bireysel ve toplumsal boyutta ahlakın, erdemin, insaniyetin ve medeniyetin temel ölçütü orada zayıflara, yetimlere, kimsesizlere, yaşlılara, engellilere ve çevreye yönelik bakıştır. Ki bu bakış, bir gün ya da haftayla sınırlı olmaksızın sürekli bir farkındalık olarak hayatın her anında ve her zaman var olmalıdır. Bu bağlamda şu hakkı da teslim etmek gerekir ki kendilerine imkân ve fırsat tanındığında engelli kardeşlerimiz çok başarılı işler yapmakta ve sosyal hayata önemli katkılar sağlamaktadırlar. Medeniyet tarihimiz bu anlamda nice güzel örneklerle doludur. Bu meyanda Peygamber Efendimizin yakın ilgisine mazhar olan birçok engelli sahabinin yetenek ve istidatları kapsamında kamu görevleri üstlendiğini biliyoruz. Peygamberimiz onlara daima değer vermiş, engelli olduğu için sabırla ve azimle hayata tutunmaya çalışanları Allah katında birçok mükâfatla ve cennetle müjdelemiştir. O halde bize düşen görev, engelli kardeşlerimizin toplumsal ve kamusal hayatın içinde kendilerine yer bulmalarına zemin hazırlamaktır. Empati yaparak yaşadıkları zorlukları anlamaya çalışmaktır. Diğer yandan engelliliğe sebep olan savaşlar, afetler, kazalar, ihmaller, tedbirsizlikler konusunda da bilinçli, duyarlı ve sorumlu davranmaktır. Bu anlamda hepimizin mutlaka yapacağı bir şeyler olduğunu düşünüyor, bu gaye ve gayretle hareket ettiğimizde yarınlarımızın daha güzel olacağına inanıyorum. Bu vesileyle bütün engelli kardeşlerime, mutlu, huzurlu bir hayat diliyor, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bütün mensuplarımızla her zaman yanlarında olduğumuzu ifade ediyor, en kalbi selam ve muhabbetlerimi sunuyorum” dedi.
